6.Sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Konu Anlatımı : Ali er-Rıza

Yayınlanma 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Konu Anlatımı

6.Sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi  Konu Anlatımı : Ali er-Rıza

Asıl adı Ebü'l-Hasen Alî er-Rızâ b. Mûsâ el-Kâzım (ö. 203/819) İsnâaşeriyye'ye göre on iki imamın sekizincisidir.

Yaklaşık hicri 153'de (m. 770) Medine'de doğdu. Kendisine Sâbir, Râzî, Vefî ve Rızâ gibi çeşitli lakaplar verilmiş olup bunlar içinde en meşhur olanı, Halife Me'mun tarafından verilen er-Rızâ'dır. Halife bu lakabı ona ilim, ibadet, zühd ve takva gibi üstün meziyetleri dolayısıyla vermiştir. Babası Mûsâ el-Kâzım, on iki imamların yedinci imamıdır.

Ali er-Rızâ Mescid-i Nebevîde ilim meclisi kurup hayatını öğretimle geçirmiş. fetvalar vermiş ve ömrünün son yıllarına kadar yönetim işlerinden uzak kalmıştır. Ancak 816 yılında halife Me'mûnun davetiyle Merv'e gitmesinden sonra, istemeyerek de olsa siyasete karışmıştır. Merv'e gitmek üzere yola çıkan Ali er-Rızâ, sırasıyla Mekke. Küfe, Nibâc, Basra, Erbuk, Horasan, Nîsâbur ve Serahsa uğradı. Analtıldığına göre Nîsâbur'da suyu az akan ve bugün Aynü'l-Kehlân adı verilen bir pınara uğrayınca suyu çoğalmıştır. İnsanlar bu pınarı mukaddes sayıp hâlâ ziyaret ederler. Merv'e ulaştığında kendisini iyi karşılayan Me'-mûn, yakın çevresi ile sayıları 33.000'i bulan Abbasoğullarını topladı. Bunlara yaptığı konuşmada veliahtlığa Ali er-Rızâ'dan daha lâyık birini bulamadığını belirterek onu veliaht ilân etti. Önce bu görevi kabul etmek istemeyen Ali er-Rızâ iki ay direndiyse de sonunda Me'mûn'un ısrarına dayanamadı ve halife tarafından hazırlatılan ahidnâmeyi imzalamak zorunda kaldı. Me'mûn'un veliahtlığa Ali evlâdından birini getirmesi, özellikle Bağdat'taki Abbâsîler'in ayaklanmasına ve Me'mûn'u azledip amcası İbrahim b. Mehdi’ye tabi olmalarına yol açtı. Haberi duyan Me'mûn, yanın­da Ali er-Rızâ olduğu halde bir ordu ile Bağdat'a doğru yola çıktı. Tûs şehrinin yakınlarına geldiklerinde Ali er-Rızâ, belirsiz kimselerce zehirlenerek öldürüldü. Ali er-Rızâ'nın ölümüne son derece üzülen ve göz yaşlan döken Me'mûn, cenaze namazını bizzat kıldırarak onu babası Harûnürreşîd'in yanına defnetti. Daha önce Tûs adını taşıyan bu yöreye, Ali er-Rızâ'nın hâtırasını yaşatmak için Meşhed adı verildi. Ali er-Rızâ'ya ölümünden sonra birçok mersiye yazılmış, sonraları kabri üzerine türbe yapılmış ve burayı ziyaret etmek günümüze kadar yaşatılan kutsal bir görev kabul edilmiştir.

Ali er-Rızâ hadis, fıkıh ve tıp alanında isim yapmıştır. Kur'an'ı üç günde bir hatmettiği rivayet edilen Ali er-Rızâ, âyetler üzerinde düşünmek gerektiğini söyler, kendisine sorulan sorulara âyetlerle cevap verirdi.

Kaynaklarda ahlâk ve faziletine dair verilen bilgilere göre iyi huylu, alçak gönüllü ve son derece cömertti; az yer, az uyur, daha çok ilim ve ibadetle meşgul olurdu. Onun hakkında birçok keramet nakledilir. Meselâ hastaları iyileştirmek, bazı olayları vukuundan önce haber vermek, eline dökülen suyu altına dönüştürmek, dua ederek yağmur yağdırmak ona isnat olunan kerametlerden birkaçıdır. Ancak bu tür haberlerin insanların ilgisini çekmek üzere halk arasında anlatılıp yaygınlaştırıldığı unutulmamalıdır.

Ali er-Rızâ'nın belli başlı eserleri şunlardır:

1) Müsned.

2) Şahîfetü'r-Rızâ

3) Fıkhü'r-Rızâ.

4) Risâletü'z-zehebiyye fî uşûli't-tıb.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile