Şafilik Hanbelik Ve Tevhit

Yayınlanma 7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Konu Anlatımı

Şafiilik

Şafiilik, Muhammed b.İdris Eş-Şafii’nin fikirlerinin kurumsallaşması sonucunda oluşmuştur. O, Filistin’in Gazze kentinde doğdu. Hadis, Fıkıh ve Kur’an ilimlerindeki başarısı ile kendini kısa sürede İslam toplumuna kabul ettirdi. Er-Risale, El Ümm gibi kitapların yazarları olan Şafii, Hocası Malik’ten fıkıh bilgisi dersleri almıştır. Günümüzde Şafiilik, Suriye, Mısır, Türkiye, Irak, Azerbaycan ve Pakistan ülkelerinde halen varlığını sürdüren düşünce ekollerinden birisidir. Dinî hüküm çıkarmada kaynaklar Kur’an, Sünnet ve icmadır. Bunlardan herhangi bir sonuç alınmaz ise sahabe fetvalarına başvurulur.
 

Hanbelilik

Ahmed b. Hanbel’in ameli-fıkhi konulardaki görüşleri etrafında şekillenen bir mezheptir. Hanbelilik akımını da diğer mezheplerde olduğu gibi yine Ahmed b. Hanbel’in öğrencileri günümüze kadar ulaştırmışlardır. Günümüzde Hanbeli Mezhebi, Körfez ülkelerinin birçoğunda, Suriye Mısır, Türkiye, Irak ve ABD’de varlığını devam ettirmektedir. Ahmed b. Hanbel’in en önemli eseri 40 bin hadis içeren Müsned adlı kitaptır. Bunun yanında Kitab’üz- Zühd adlı başka bir eseri daha bulunmaktadır.



İSLAM DÜŞÜNCESİNDEKİ YORUMLARI BİRLEŞTİREN UNSURLAR
 

İslam toplumu, Hz. Muhammed’in vefatından sonra, fetihler ve İslam’a yeni girenler nedeniyle hem coğrafi hem de sayısal olarak genişledi. Sosyal, siyasi ve insani nedenlerle ortaya çıkan olaylar karşısında çözüm yollarını İslam’ın evrensel prensipleriyle ortaya koymuştur.
İslam dinî tüm zamanlarda geçerli olan uygulamaları ile ilahî ve son dindir. Tevhid, Nübüvvet, Kur’an-ı Kerim ve ahiret konuları tüm anlayış ve yorumların dışında bütünleyici, birleştirici temel ilkelerdir.

İslam düşüncesindeki yorum farklılıkları zenginlik olarak görülmelidir. Çünkü bu yorumların hiçbiri dinin temel ilke ve esaslarında değildir. İslam dünyasındaki mezhepler, inanç ve ibadet esaslarında değil; ancak bu ibadetlerin yapılış şekli üzerindeki ayrıntılarda farklılık gösterirler. Bu durum, İslam düşüncesine zenginlik kattığı gibi aynı zamanda İslam’ın insanlara sağladığı büyük kolaylık ve rahatlık şeklinde algılanmalıdır.
Şimdi, tüm bu fikirlerin ortak noktaları olan Tevhit, Kur’an, Nübüvvet ve Ahiret konularını tanıyalım.
 

Tevhit

Tevhit: Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmektir.
Müslümanları aynı amaç ve inanç etrafında birleştiren unsurların başında tevhit inancı gelmektedir. Tevhit inancının gereği, Allah’ı kainattaki her şeyin yaratıcısı ve tek otorite kaynağı olarak kabul etmekten geçmektedir. Bu inanç, bütün Müslümanların birlik ve beraberlik içinde ırk, dil, bölge, mezhep ve görüş farklılığı gözetmeksizin, tek inanç etrafında toplanmasını sağlar.
Evreni yaratan ve ona düzen veren bir tanrının varlığı fikri düşünen ve aklen herkes için inanılması gereken bir olgudur. Çünkü inanç insanda doğuştan var olan bir ihtiyaçtır.
İslam dininin esası, Allah’ın varlığına ve birliğine inanmaktan geçer. Kur’an’da Allah’ın özelliklerinden sıkça bahsedilmekte ve birliğine vurgu yapılmaktadır: “De ki, Allah bir tekdir. Allah, her şeyden müstağnidir, ve her şey ona muhtaçtır. O, doğmamış ve doğrulmamıştır. Hiçbir şey ona denk değildir.” ( İhlas suresi, 1-4. ayetler).
Tevhit inancını taşıyan herkes, İslam çatısı altında birleşir. Çünkü tevhit inancı dili, ırkı, rengi, cinsiyeti ne olursa olsunMüslümanların birliğini sağlamaktadır.
Başka bir ayette ise, “ Eğer yer ile gökte Allah’tan başka ilahlar olsaydı, bunların ikisi de muhakkak fesada uğrar, yok olurdu.” buyrularak, evrendeki düzenin tevhit ilkesi ile bütünlük arzettiği vurgulanmaktadır.
Tevhit ilkesi hiçbir zaman mezhepler arasında tartışma konusu yapılmamıştır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile