İnsanın Çabası Emek ve Rızık

Yayınlanma 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Konu Anlatımı

İnsan, gücü nispetinde kendisine, ailesine ve topluma faydalı olmaya çalışır. Hayatında mutlu, huzurlu ve başarılı olmak için çaba gösterir. Dinimiz çalışkanlığı övmekte, insanın, çalışmadan ve gayret etmeden isteklerine ulaşmasının mümkün olamayacağını ifade etmektedir. Derslerde başarılı olmak ancak düzenli çalışmakla mümkündür. Dünya ve ahiret mutluluğuna ulaşmanın yolu da çalışmaktan geçmektedir.

İslam dini, insanın her alanda çaba göstermesini istemiştir. Yüce Allah bir ayetinde çalışmanın gereğini şöyle vurgulamıştır: “Gerçekten insan için kendi çalışmasının karşılığından başka bir şey yoktur.” (Necm suresi, 39. ayet.) Bir başka ayette ise herkesin kazancının karşılığını alacağı şöyle dile getirilir: “Allah, gökleri ve yeri yerli yerince yaratmıştır. Böylece herkes kazancına göre karşılık görür. Onlara haksızlık edilmez.”  (Câsiye suresi, 22. ayet.)

Allah’ın insanlara örnek olarak gönderdiği peygamberler, emekleriyle geçimlerini sağlamışlar ve çalışmanın karşılıksız kalmayacağı bilinciyle hareket etmişlerdir. Hz. Âdem çiftçilik, Hz. Musa çobanlık, Hz. İdris terzilik, Hz. Davut demircilik ve Hz. Muhammed ise ticaret yapmıştır. İslam, çalışmadan kazanmayı ve üretmeden tüketmeyi hoş karşılamaz. Bu nedenle emeğe dayanmayan tefecilik ve kumar gibi kazançlar da dinimizce haram sayılmıştır. Dinimiz, “Rızkı veren Allah’tır.” diyerek çaba ve gayret göstermeden başkalarından bir şey beklemeyi ve dilenmeyi uygun görmez. Peygamberimiz bu konuyu şöyle dile getirir: “Sizden herhangi birinizin sırtına bir bağ odun yüklenip satması, dilenmesinden hayırlıdır…” (Buharî, Zekât, 50, 53; Müslim, Zekât, 106) Hacı Bektaş Veli de “Çalışmadan geçinenler bizden değildir.” (http://huham.com) diyerek çalışmanın önemine dikkat çekmiştir.

İnsan, çalışmalı ve rızkını helal yoldan temin etmelidir. Ayrıca kazancını Allah’ın uygun görmediği yerlerde harcamamalıdır. İsraf etmeden dünyalık nimetlerden faydalanmalıdır. Bu konuda Allah şöyle buyurur: “Allah’ın sana verdiğinden (onun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de (insanlara) iyilik et…” (1 Kasas suresi, 77. ayet.)

Tüm canlılara rızık veren Allah, bizleri de rızıklandırır. Bize düşen, rızkımızı temin etmek için çaba sarf etmektir. Nitekim kuşlar, karıncalar ve arılara baktığımızda onların da rızıklarını temin için gayret ettiklerini görmekteyiz.


3. 3. Dünya Hayatının Sonu: Ecel ve Ömür

Her canlının sahip olduğu yaşam süresine ömür denir. Bu yaşam serüveni ecelle noktalanır. Yeryüzü ölümlerle hüzünlenirken diğer taraftan doğumlarla neşelenir. Bir tohum tanesi uygun iklim şartlarında fidan olur. Gelişerek çiçek açıp meyve veren ağaç olur. Zaman geçer sararıp kuruyarak toprak olur. Dünya hayatı Allah’ın evrende yarattığı ilahî düzen ve ölçü içerisinde sürüp gider.

Kur’an-ı Kerim’de geçen, “Allah’ın izni olmadan hiçbir kişi ölmez. (Ölüm) Belirli bir süreye göre yazılmıştır...” (Âl-i İmrân suresi, 145. ayet.) ayeti hayatın ve ölümün Allah’ın elinde olduğunu bildirir.
Varlıkların sonlu olması yasası gereğince her insanın da ömrü bir gün son bulacaktır. Allah bu konuda şöyle buyurur: “Her can, ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz.” (Ankebût suresi, 57. ayet.) İnsan için belirlenen ömür bittiğinde ecel gelir ve ölüm olayı gerçekleşir. Bu durum bir ayette şöyle açıklanır: “O (Allah), sizi bir çamurdan yaratan, sonra size bir ecel, (bir ömür süresi) tayin edendir…” (En’âm suresi, 2. ayet.) Dünyada yaşayan varlıkların kendilerine biçilmiş birer tabii ömrü olduğu gibi uçsuz bucaksız evrenin de bir sonu vardır. Kur’an, evreni oluşturan varlıkların da sonlu olduğuna şöyle işaret eder: “…(Güneş ve aydan) her biri, belirlenmiş bir süreye kadar hareketlerini sürdürürler…” (Fâtır suresi, 13. ayet.) Dünya hayatının sona erip yeni bir hayatın başlamasına kıyamet denir. Kıyametin vaktini belirleyen de Allah’tır. Kıyametin vaktini ancak Allah bilir. Bu konu Kur’an’da şöyle açıklanır: “Kıyametin ne zaman kopacağı hakkındaki bilgi, ancak Allah’ın katındadır…” (Lokman suresi, 34. ayet.)

Yüce Allah; kendisine inanmanın, güzel söz sarf etmenin ve iyi davranış sergilemenin karşılıksız kalmayacağını şöyle dile getirir: “Allah, inanıp iyi işler yapanları ödüllendirir. Onlar için büyük bir bağışlanma ve güzel bir rızık vardır.”(Sebe suresi, 4. ayet.)
İnsan, hayatın bir sonunun olduğunu bilerek Allah’ın kendisine bağışladığı ömrü iyi değerlendirmelidir. Müslüman, hayatın her anında güzel davranışlar sergilemeye çalışmalı ve çevresine faydalı bir insan olmaya gayret etmelidir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile