Birbiriyle Karıştırılan Sözcükler

Yayınlanma 8. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı

Sözcüklerin cümlede yanlış kullanımı farklı biçimlerde ortaya çıkar. Anlamları yakın sözcükler birbiriyle karıştırılır, sözcüklere yanlış anlamlar yüklenir; bazen de olumlu anlam taşıyan sözcükler olumsuz durumlarda ya da olumsuz anlam taşıyan sözcükler olumlu durumlarda kullanılır.

 

 

BİRBİRİYLE KARIŞTIRILAN SÖZCÜKLER


Söylenişleri ya da anlamları birbirine yakın olan sözcükler kimi zaman yanlışlıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Bu durum anlatım bozukluğuna yol açmaktadır.

Birbiriyle karıştırılan sözcüklere birkaç örnek sıralayalım.

Yoksul-yoksun, ayrı-ayrım, son-sonuç, bağlı-bağımlı, yakın-yaklaşık, deyim-terim-deyiş, indirmek-indirgemek, ilgili-ilişkin, özel-özgü, öğretim-öğrenim, çekim-ser-çekingen, etkin-etken, karşın-karşılık, azımsamak-küçümsemek, ücret-para, Uyum – uygunluk, ayrım – ayrıntı…

 

“Bütün iyi niyetimize ve çabalarımıza karşılık bazı kusurlarımız olmuş olabilir.” "Karşılık" yerine "karşın" kullanılmalıydı.

 

“Düzenli çalışmasına karşın istediği bölümü kazandı.”Bu cümlede de "karşın" sözcüğü yanlış kullanılmıştır.

 

“Avni Bey çok özverili bir insan, başka bir deyimle yorulmak nedir bilmeyen biri.” "Deyimle" sözcüğünün yerine "deyişle" kullanılmalıydı.

 

* * "Etkin" ve "etken" birbiriyle sıkça karıştırılan iki sözcüktür.

“Dünyanın bazı bölgelerinde hâlâ etken durumda olan yanardağlar var.” "Etken" yanlış kullanılmıştır, doğrusu "etkin"dir.

 

“Bu iki bölgenin konuşmaları arasında hiçbir ayrılık yok”. Bu cümledeki "ayrılık"ın yerine "ayrım" ya da "fark" kullanılmalıydı.

 

“Topraklar verimli olmadığı için bu bölgede yaşayan insanlar oldukça yoksundur.” Bu cümlede "yoksul" kullanılması gerekirken "yoksun" kullanılmıştır. "Yoksun", "mahrum" sözcüğünün anlamını karşılar.

 

“Matbaadan yeni çıkmış kitabın kendine özel bir kokusu vardır.” Bu cümledeki "kendine özel" kullanımı doğru değildir; "özel" yerine, "özgü" kullanılmalıdır.

 

“Geçen hafta aldığı kitabın ücretini hâlâ ödemedi.” "Ücret" bir emeğe karşılık olarak verilen paradır. Bu cümlede "ücret" sözcüğü yanlış kullanılmıştır. "Ücret" yerine para kullanılmalıydı.

 

"Bu büyük insan, yaşantısının son yıllarında çok sıkıntı çekti." "Yaşantı"; "yaşamın bir bölümü, yaşanılan bir an"dır, "yaşantı"nın bu cümlede kullanılması doğru değildir. Bu cümlede "yaşantı" yerine "hayat" sözcüğünün anlamını karşılayan "yaşam" kullanılmalıydı.

 

"Bu tarihi kentin dört tarafı surlarla kaplı." Bu cümlede "kaplı" sözcüğü kullanılmamalıdır. "Kaplı" yerine "çevrili" dense anlatım düzelir.

 

"Türkçede "iğneyle kuyu kazmak" biçiminde bir deyiş vardır." "iğneyle kuyu kazmak" deyiş değil, bir deyimdir. "Deyiş" sözcüğünün anlamı "üslup, ifade"dir. "Deyim" yerine "deyiş" kullanılması yanlıştır.

Günlük konuşmalarda sık sık "başka bir deyimle" sözü kullanılmaktadır. Bu kullanım da yanlıştır; "başka bir deyişle (ifadeyle)" biçimi kullanılmalıdır.

 

"Bu yıl sınav sorularının geçmiş yıllara göre kolay olacağını öngörüyorum." Bu cümlede "öngörmek" fiili kullanılmaz. "Öngörmek" ilerisi için kararlaştırmak, göz önünde tutmaktır. Soruları hazırlamayan birinin, görmediği sorularla ilgili öngörüsü olamaz; bu kişi ancak "tahmin ediyorum, bekliyorum." diyebilir.

 

"Konutlarımız havaalanına 20 kilometre yakınlıktadır." "Yakınlık" sözcüğünün "mesafe, uzaklık" yerine kullanılması yanlıştır. "Uzaklık" sözcüğünün "uzak"ı çağrıştıracağı endişesiyle böyle bir kullanım benimsenmektedir.

 

"Aldığı gömleğin ücretini ödemeden mağazadan çıktı." "Gömleğin ücreti" değil, "gömleğin parası" ödenir. "Ücret" bir emeğe karşılık verilen paradır. Eşya taşıyan birine ücret ödenir.


Örnek Soru:


Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)   Bu çarşının en eski, en tanınmış esnafı benim.
B)   Bu kitabında yazar, başkalarından duyduklarını değil, yalnızca gördüklerini anlatıyor.
C)   Yetersiz kalan ilgi yoksunluğundan bu sanat unutulmuş,
D)   Bu aileden birçok çalışkan ve başarılı insan çıkmış.
E)   Bu kitabı okursan, bilmediklerini öğrenir, unuttuklarını anımsarsın.
(2004)

Yanıt: C


Örnek Soru:


Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.
B) Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.
C) Bu gaz, havada yoğun oranda bulunur.
D) Akarsularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.
E) Gençler, doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.

(1999/ÖSS)

 

Yanıt: C

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile