8. Sınıf Türkçe Tartışma Konu Anlatımı

Yayınlanma 8. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı

 Tartışma

 

 

 

Bir düşüncenin doğruluğunu ispatlamak için yazılan yazılardır. Doğruluğu ispatlanmak istenen düşünce başka düşüncelerle desteklenir. Yazar, savunduğu düşüncenin doğruluğunu ispatlayabilmek için karşılaştırma yoluna başvurur ve fikirlerini başka düşüncelerle kıyaslar.

 

 

 

Tartışma anlatım biçimiyle yazılan yazılarda okuru yönlendirme amacı vardır. Sözü edilen fikirlerin doğruluğu desteklenmeye çalışılır.

 

 

 

Örnek:

 

 

 

Bazıları klasiklerin eski etkilerini yitirdiğini düşü- nüyor. Ne büyük yanılgı! Yazılmasının üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin klasik olmuş bir eserin topluma vereceği bir şeyler mutlaka var- dır. Yeter ki dikkatli okuyucuya ulaşabilsin eserler. O zaman mutlaka daha bu romanlardan öğreneceğimiz çok şey olduğunu fark ederiz.

 

 

 

Bu parçada yazar, kendi düşüncesini karşıt bir düşünceden yola çıkarak anlatmaya çalışmıştır. Bu metin gibi, bir düşünceyi okuyucuya benimsetmek amacıyla ve genelde sohbet havasında yazılan yazılar tartışma anlatım tarzı içinde değerlendirilir.

 

 

 

Paragrafların anlatımında bu dört anlatım tarzı- nın haricinde anlatımı daha güçlü kılmak için “örneklendirme, benzetme, karşılaştırma, tanık gösterme” gibi bazı yöntemlere başvurulur. Örneklendirmede paragrafın anlatımı örneklerle desteklendirilir. Betimleme ve tartışma paragraflarında sıkça kullanılabilir.

 

 

 

Örnek:

 

 

 

Yazar, romanlarında hayata pozitif bakan kahra-manlara sıkça yer veriyor. Örneğin; ilk roma- nındaki Atıf tipi, edebiyatımızda eşine az rastlanır güzellikte çizilmiş mizahi bir karekterdir. Kimileri yazarın sadece felsefi romanlarda başarılı olduğunu iddia etse de romanlarındaki Atıf, Müjgan gibi tip karakterler bu iddianın ne kadar havada kaldığını göstermektedir.

 

 

 

Bu paragraf, tartışma anlatım biçimiyle yazılmış- tır. Fakat öne sürülen düşünce örnekleri desteklenmiş (Atıf, Müjgan) ve örneklendirme yönteminden de yararlanılmıştır.

 

 

 

Benzetme, yine anlatımı güçlendirmek için paragraf içinde bir varlığın ya da kavramın başka bir varlık ya da kavrama benzetilmesidir. Betimleme ve öykülemede rastlanılabilir.

 

 

 

Örnek:

 

 

 

Yaş kütüğü taze olanların anıları da tazedir. Yaş kütüğü zamanla suyunu yitirir. Bir kibrit çaksan tutuşacak kadar kurulaşır. O zaman geçmişin alevlerine sığınmak isteği doğar yüreklerde. En acı anıların bile burukluğunu yitirdiği ve tatsızlaştığı bir dönem başlamıştır. Gününü yaşamazsan, geleceğini yitirmişsen, anılarına cankurtaran simidi gibi nasıl sarılmazsın? Oysa sarıldığın cankurtaran simidi değil; zehirli bir engerektir.

 

 

 

Bu parçada cankurtaran simidi, zehirli engereği benzetilmiştir.

 

 

 

Karşılaştırmada iki varlık ya da kavram belli yönleriyle birbiriyle kıyaslanır ve birbirlerine üstün yönleri vurgulanır. Tartışma anlatım biçiminde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir.

 

 

 

Örnek:

 

 

 

Bu iki yazarı farklı kulvarlarda değerlendirmek gerekiyor. Biri sadece öykü yazmış bugüne kadar, diğeri ise hep roman yazıyor. Ele aldıkları konular ortak olabilir ama üslupları çok farklı olduğu için ikisi de özgün eserler veriyor bana göre.

 

 

 

Bu parçada tartışma anlatım biçimi kullanılmış, söz edilen yazar ele aldıkları konular ve yazış şekilleriyle birbirleriyle kıyaslanmış ve karşılaştırmadan da faydalanılmıştır.

 

 

 

Tanık gösterme, yazarın öne sürdüğü düşün- cenin doğruluğunu okura ispatlayabilmek için sözünü ettiği konuda uzmanlaşmış kişileri tanık olarak göstermesidir.

 

 

 

Örnek:

 

 

 

Yüzyıllardır yeryüzünde bir üstünlük tutkusudur gidiyor. Tüm milletler bir diğerine hükmetmeye çalışıyor. Bu tutumun yanlış olduğunu anlamamız için ne yapmamız gerekiyor. Onlarca fikir adamı insanları aydınlatmak için çabaladı. Martin Luther King de bu konu hakkında şöyle de- miştir: “Irklar arası çatışmalar kimseye fayda getirmez.” Bu paragrafta anlatılmak istenen düşünce aynı şekilde düşünen başka bir fikir adamının sözüyle güçlendirilmiştir.

 

 

 

Örnek:

 

 

 

Dün akşam yine yüce çınarın altında Meçhul Filozof’la buluştuk. insanlığın ilk ayırt edici belirtisinin ne olduğunu sordum.Şu cevabı verdi:

 

 

 

– Yeryüzünde insanlık, tebessümün ilk görünüşü ile başlamıştır. insanlardan önce, bu kara toprak üzerinde tebessümden eser yoktu. Tebessüm insana özgüdür. Hiçbir hayvan tebessüm edemez. insanla hayvanın ayırt edici bir özelliğidir tebessüm.

 

 

 

Bu parçada anlatılmak istenen düşünceye “Meçhul Filozof” tanık olarak gösterilmiştir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Benzer İçerikler