Demokrasi Nedir Konu Anlatımı

Yayınlanma 8. Sınıf Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konu Anlatımı

Atatürkçü düşünce sistemi, temel araç olarak Türkiye’de milli,laik,güçlü ve çağdaş bir devlet kurmaya yönelmiştir Demokrasi ilkesi, Atatürkçü düşünce sisteminin Cumhuriyetçilik,milli egemenlik ve halkçılık gibi diğer temel ilkeleriyle de çok yakından ilişki içindedir Gerçekten halkçılık ilkesi çoğu zaman siyasal demokrasi ile anlamdaş olarak kullanılmıştır Bununla birlikte Atatürkçü siyasal rejimin gelişme süreci içinde halkçılığın egemen anlamı, siyasal demokrasi olmuştur.

Atatürk, Medeni Bilgiler kitabına esas olan notlarında da halkçılıkla demokrasi prensibi ni aynı anlamda kullanmıştır. Bu prensibe göre: “İrade ve hakimiyet, milletin tümüne aittir ve ait olmalıdır.Demokrasi prensibi, milli hakimiyet şekline dönüşmüştür.. Demokrasi esasına dayanan hükümetlerde hakimiyet, halka, halkın çoğunluğuna aittir.Demokrasi prensibi,hakimiyetin millette olduğunu , başka yerde olmayacağını gerektirir.Bu suretle demokrasi prensibi, siyasi kuvvetin, hakimiyetin kaynağına ve meşrutiyetine temas etmektedir.”

Halkçılık (veya demokrasi) ilkesi ile milli egemenlik arasında çok yakın ilişki olduğuna şüphe yoktur.Daha doğrusu, halkçılık, milli egemenlik ilkesinin tabii ve zorunlu bir sonucudur.Egemenliğin millette olduğu bir devlette hükümet sisteminin de elbette halkın kendi kendini yönetmesi, yani demokrasi olması gerekir.Atatürkçülük, sadece hükümdarın kişisel egemenliğini yıkmayı değil, onun yerine halk yönetimini yani demokrasiyi geçirmeyi amaçlamıştır.Atatürkçü düşünce sisteminde milli egemenliğin halkçılık ilkesiyle tamamlanması, ona demokratik içeriğini kazandırmıştır.

Atatürk demokrasi deyimini asıl anlamından saptırarak veya ona değişik içerikler yükleyerek değil, tam tersine, gerçek ve geleneksel anlamında, yani hürriyetçi siyasi demokrasiyi ifade etmek üzere kullanmıştır Atatürk bu konuda şöyle demektedir Demokrasi esas itibariyle siyasi mahiyettedir.Demokrasi bir sosyal yardım veya bir iktisadi teşkilat sistemi değildir.Demokrasi maddi refah meselesi de değildir…Bizim bildiğimiz demokrasi, bilhassa siyasidir; onun hedefi milletin idare edenler üzerindeki murakabesi sayesinde siyasi hürriyeti temin etmektir

Atatürk’ün halkçılıktan kastettiği şeyin, geleneksel anlamda hürriyetçi siyasi demokrasi olduğu, kendisinin hürriyetin önemine ilişkin şu görüşlerinden de açıkça anlaşılmaktadır. Atatürk’e göre ferdin birinci hakkı, tabii yeteneklerini serbestçe geliştirebilmesidir.Bu gelişmeyi temin için ise, en iyi vasıta, ferde başkalarının benzer haklarına zarar vermeksizin, tehlike ve zarar kendine ait olmak üzere, ona kendi kendini istediği gibi sevk ve idare etmeye müsaade etmektir.

Kişi ve toplum hayatında büyük önem taşıyan hürriyet mutlak anlamıyla anlaşılmaz.Söz konusu olan hürriyet insan hürriyetidir.Bu sebeple, ferdi hürriyeti düşünürken, her ferdin ve nihayet bütün milletin ortak menfaatinin ve devlet varlığının göz önünde bulundurulması gerekir.Anlaşılıyor ki ferdi hürriyet mutlak olamaz.Başkalarının hak ve hürriyeti ve milletin ortak menfaati ferdi hürriyeti sınırlar.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile